Ana sayfa › Temel kavramlar

RAW ve JPEG, dinamik aralık

6 dk okuma
RAW ve JPEG, dinamik aralık
Görsel: Krzysiu, CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Kısaca

  • RAW, sensör verisinin işlenmemiş hâlidir; JPEG ise bitmiş ve sıkıştırılmış bir fotoğraftır.
  • Tipik bir JPEG her renk kanalında 256 ton saklar; RAW dosya binlerce.
  • RAW ile parlak gökyüzünü ve karanlık gölgeleri geri getirebilir, beyaz dengesini serbestçe değiştirebilirsin.
  • Işık kolaysa ve küçük dosyalara hızla ihtiyacın varsa JPEG yeterlidir.

RAW dosya nedir?

RAW dosya, sensördeki her pikselin ölçtüğü değerlerin kaydıdır; yanında makine ayarlarına dair notlar da bulunur. Henüz bitmiş bir fotoğraf değildir: renkler hesaplanmamış, kontrast eğrisi uygulanmamış, keskinleştirme yapılmamıştır.

Bu yüzden işlenmemiş bir RAW çoğu zaman soluk ve donuk görünür. Bu sayfada aynı fotoğrafı üç hâliyle görebilirsin: işlenmemiş RAW, düzenlenmiş RAW ve makinenin ürettiği JPEG. En kötü görünen soluk sürüm, aslında en çok bilgiyi taşır.

JPEG ne yapar?

JPEG çektiğinde işlemeyi makine senin yerine yapar: beyaz dengesini ayarlar, kontrast ve doygunluk ekler, gürültüyü azaltır, keskinleştirir ve sonucu kaydeder.

Bu sırada iki şey kaybolur. Önce görüntü kanal başına 8 bite indirilir. Sonra sıkıştırılır: gözün fark etmesi zor ince ayrıntılar dosyayı küçültmek için atılır. Bir JPEG'i her açıp yeniden kaydettiğinde biraz daha kayıp olur.

Bit derinliği ve dosya boyutu

Bit derinliği, her kanalın kaç parlaklık basamağı kaydedebildiğidir. 8 bit 256 basamak, 12 bit 4.096, 14 bit 16.384 basamak demektir. Basamak arttıkça geçişler yumuşar; görüntüyü aydınlatıp karartırken gökyüzünde şerit şerit bantlanma oluşma riski azalır.

Boyutlar makineye göre değişir ama kabaca: 24 megapiksellik bir JPEG yaklaşık 6–12 MB, RAW ise yaklaşık 25–35 MB tutar. Sıkıştırılmış RAW seçenekleri daha küçüktür. Bunlar tahmini değerlerdir.

RAW'dan neler kurtarılır?

Parlak alanlar: JPEG'de bembeyaz görünen bir gökyüzü, RAW'da çoğu zaman hâlâ bulut ayrıntısı taşır; yaklaşık bir stop kadar pay vardır (tahmini, makineye bağlı).

Gölgeler: karanlık alanlar, gürültü sorun olmadan önce genellikle birkaç stop aydınlatılabilir.

Beyaz dengesi: RAW'da sonradan kayıpsız değiştirebileceğin bir ayardır. JPEG'de ise görüntüye işlenmiştir; düzeltmek renkleri o kadar temiz kaydırmaz.

RAW'ın kurtaramadıkları: kaçan odak, hareket bulanıklığı ve sensörde tamamen beyaza patlamış alanlar.

Dinamik aralık

Dinamik aralık, ayrıntılı olarak kaydedilebilen en karanlık tonla en parlak ton arasındaki genişliktir. Stop ile ölçülür; her stop ışığın iki katı demektir.

Derin gölgeli güneşli bir sahne 15–20 stop genişliğinde olabilir. Günümüzün büyük sensörleri temel ISO'da yaklaşık 12–14 stop kaydeder, yüksek ISO'da daha az. Sahne sensörden genişse bir şeyin feda edilmesi gerekir: ya gökyüzü beyaza patlar ya da gölgeler simsiyah olur.

Telefonlar küçük sensörlerinin sınırını HDR birleştirmeyle aşar: farklı pozlamalarla art arda birkaç kare çekip bunları birleştirirler. Durağan sahnelerde iyi çalışır ama hareket eden konularda hayalet izleri bırakabilir.

RAW+JPEG ve JPEG'in yettiği durumlar

Çoğu makine ikisini aynı anda kaydedebilir. Hemen paylaşılacak bir JPEG'in ve gerektiğinde dönebileceğin bir RAW'ın olur; bedeli daha fazla depolama alanıdır.

Yumuşak ve düzgün ışıkta, yüzlerce fotoğrafı hızla paylaşacağın etkinliklerde, arabelleğin önemli olduğu spor serilerinde ve makinenin renklerinden memnunsan JPEG yeterlidir.

Yüksek kontrastlı sahneler, karışık ya da zor ışık, gece çekimleri ve sonradan ciddi biçimde düzenlemek isteyebileceğin her kare için RAW seç.

Kaynaklar

Okumaya devam et